Kitap ♥ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap ♥ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Gündüz Günceleri//Sümeyye Demirkan Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
Tam yaz aylarında okunacak, tek kitaplık bir kitapla geldim. Son zamanlarda tek kitap bulmaz zor oldu, bulunca da alıp bağrımıza basıyoruz resmen. :)
Tamam bu kitabın kutulu satışında Çevrimiçi kitabı da var ama öyle bağlantılı bir kitap değil. Sadece Çevrimiçi kitabındaki karakterlerimiz sonradan birkaç yerde geçiyor, onun dışında kitabımız tek.
Ben bu kitabı ilk Wattpad'de okumuştum ama ilk bölümü daha da devam etmedim, edemedim zaten.
Ama üzerinden o kadar zaman geçti ki sadece kalabalık bir aile olduğunu hatırlıyorum başkada bir şey hatırlamıyorum ne yalan.
İşte okuyarak böylece tanışmış oldum. :D
Kitabımız bol aile, bol kahkaha, bolda absürt komediyi konu alıyor. Hem bizden biri gibiler hem değiller gibi. :D



Gonca Gündüz altı çocuklu ailenin dört numarasıdır. Gündüz ailesinin tatlı ama biraz da asabi olanıdır. Onunla geçinemeyenin sorunu karşısındakinde aramasını ister ve bazı kardeşleriyle arası hep kardeş gibidir, bilirsiniz işte. Aslında son zamanlarda Gonca’nın kalbi biraz dertli de diyebiliriz. Son zamanlar dediğim zaman dilimi de bir yılı aşkın… Karşı evde oturan Yekta’ya epeydir karşılıksız aşkla bağlanmıştır fakat bu aşk onun için melankoli değil eğlencelidir de çünkü Gonca hiçbir erkeğin onun kalbini kırmasına izin vermez. Gonca’nın çatı katındaki odasından açılan pencere aslında tüm ailenin defterini aralar çünkü Gündüzler gerçekten olaylı oldukları kadar birbirlerine çok bağlıdır. Bu deli dolu ailenin maceraları bir an olsun bitmez ve onlara tanık olurken hep yanlarındaymışsınız gibi hissedersiniz.


Gonca kocaman bir ailede büyümüş, üniversite öğrencisidir. Her ne kadar sürekli banyo sıraları, bolca yemek, her şeye karışan kardeşleri olsa da ailesini çok sevmektedir. Hayatı okula gidip gelme, yemek yapma ve yemekle geçirerek rutin olmuştur.
Ama bir derdi vardır.
Hem karşı komşusu olan hem de okulda sınıf arkadaşı olan Yekta'yı karşılıksız sevmektedir.
Mahallelerine taşındığından beri Yekta'ya ilgi duyan Gonca aşkına karşılık bulabilecek midir?
Ailenin çoğu bireyi çatlak ama  Gonca hepsinden çatlaktı.
Yekta'yı çok sevse de bunu göstermeyen(Tabii biz iç sesini okuduğumuzdan ne kadar belli etmiyordu bilmiyorduk :D) ama içten içe bu sevdaya baya tutulmuş bir karakterdi. İşte şans bu ya okulda da hep yan yanalar.
Bu kısımlar güzeldi ama bir türlü açılmamaları, sonra Gonca'nın tam istediği olmuşken yine beklemesi beni çıldırttı. :D Hayır yani neden. Öyle çok hevesli olduğunu göstermek istemiyormuş falan filan.
Eeee biz niye okuduk o zaman o hevesli hallerini? :D
Ve kitabımıza Mustafa ve Nida girdikten sonra Gonca'nın Nida gibi davranması :D
Tamam Nida deli dolu bir karakterdi ama arkadaşlar eğri oturup doğru konuşalım, bir tane Nida yeterli. :D


Esas karakterimiz Gonca olduğundan diğerleri hakkında çok detaylı bir şey yazmak istemiyorum. Kısa kısa, büyükten küçüğe azıcık bahsedip geçeyim.
Gonca'nın en büyük ablası, eniştesi ve yeğeni Gonca'larda kalıyor. Ev o kadar büyük işte. Neden kaldığı yazılı tabii. Enişte ve ablayı çok sevdim, hatta ablaya üzüldüm çünkü evde anne dahil dört kadın var ama en çok yemek yapan ablası. Üzüldüm açıkçası ki Gonca ne kadar yardım etse de diğer kız kardeşlerin hiç yardım etmemesi, on kişilik bir ailede can sıkıcı yani.
Yine de ailede sevdiğim kişiler abla ve enişte oldu. Bir de Gonca'nın abisi. Hem aşçı hem de efendi bir karakterdi kendisi ama başı bağlıydı sdfghjkl Onu da çok sevdim, efendi olması ve Gonca ile iyi anlaşıyordu. Güzeldi. :D
Gonca'nın ablasıyla bir derdim yoktu ama onun bir ilişki mevzusunda neden öyle hemen oldu bittiye geldi anlamadım. Okumak isterdim o kısımları, güzel olurdu. Seride devam etmiyor, neden öyle oldu acaba anlamadım.
Gonca'dan küçük iki kardeş için çok diyecek bir şeyim yok. Erkek kardeşinin hikayesini de arada okuduk, o kısımları güzeldi ama Gonca'nın abisi miydi, İkizi miydi yoksa kardeşi miydi belli değildi. Tamam kardeşi tabii ki ama davranışları tam tersiydi. bazen Gonca kadar ben de sinir oldum. :D
Gonca'dan küçük kardeş ve Yeğene gelirsek. Kız kardeş tiktokçu ve sürekli bunun hakkında dalga geçmeleri kalp kırıcıydı sdfghjkl


Çünkü ben de video yayımlıyorum, tiktokta geziyorum. Hatta linkte veriyorum, bu küçümseme kalp kırıcıydı. Ama kız kardeş olarak diyorum ya evde beş tane kadın yokta abla ve anne, arada da Gonca'nın işleri yapması saçmaydı.
Yeğen konusunda Gonca'nın neden öyle davrandığını çözemedim. Evin tek torunu ve o nasıl muamele?
Evet kurgu bu ama ne bileyim o aile bağını ne yazık ki ben hissedemedim.
Eve misafir geliyor kızlar evden tüyüyor.
Tabii herkesin aile bağı farklı ama böyle aile kitabı çok okumadım açıkçası.
Kıyaslama olmasın ama Esnaf İşi Aşk'ta tam bir aile, mahalle mevzusu vardı. Absürt komedi olması güzeldi(çok bir absürtlük yoktu ama) ne bileyim en azından babasının "Kızım hep ders hep ders, gelin azıcıkta yanımızda oturun. Özledik." Mevzusu da bu kitaba gitmemiş bence.

Bunlar dışında kitabı sevdim, sona doğru Gonca'nın Nida gibi olması haricinde eğlenceli bir kitaptı. Tabii o karşılıksız aşkın sonu ne olacak az çok tahmin ettiğinizden bu konuda yazabilirim.
Çift olduktan sonra güzel bir ilişki, dışarı çıkmalar, gezmeler, tozmalar bekledim ama olmadı.
O cam açmama mevzusu beni aşırı üzdü, beklentim yerlerdeydi.
Niye öyle oğlanın çaktırmadan kıza bakması olsaydı, kıskançlıklar vs. olsaydı güzel olmaz mıydı?
Ben bu tarz konulara bayılıyorum, bence ne demek istediğimi anladınız. ;)


Şimdi bu kadar yazdın neden sevdin derseniz, eğlenceliydi. Bir de yazar Nota'nın Ervahı gibi bir kitap yazıp, sonra gelip bu tarz bir kitap yazıyorsa ne kadar başarılı olduğunu gösterir.
Mürekkebe Boyanan Sardunya serisi de çok farklıdır mesela. O kitaptaki karakterlerin ağır başlılığıyla, bu kitaptaki aklı bir karış havada olan karakterlerin aynı yazarın kaleminden çıkması takdire şayan bence. O yüzden sevdim ve kitap tam bir yaz kitabı.
Eğer kafa yormayan, akan giden, eğlendiren kitap arıyorsanız size tavsiyemdir. ;)
Not: Çevrimiçi ile set olarak satılsa da arada bir bağlantı yok. İkisini de ayrı ayrı okuyabilirsiniz. :)




Kitaba Puanım 5/3,5^^



Alıntılar^^


"Ne zaman karanlık çökse ve yağmur yağsa hep yanımda oluyorsun."
"Bundan şikayetçi misin?
"Bundan hiç şikayetçi değilim."



*****


"Fakat şunu bil ki ne zaman karanlıkta kalsam aradığım tek ışık sensin, ne zaman yağmur yağsa senin çatına koşmak istiyorum..."



*****


"İyi ki varsın ve hikayeme ortak oldun Yekta. Gündüzlere günce yazardım hep ve sen, sana ayrılan sayfamda en güzel hislerin olduğu kişiydin. Hep öyle olacaksın."

"İyi ki varsın ve hikayene ortak oldum Gonca. Ailenin yanında bana ayırdığın o sayfa var ya, işte o sayfada hep güzel şeyler yazacak, sana söz veriyorum."







Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^










22 Temmuz 2025 Salı

Bir Adım Arkanda//Mark Edwards Kitap Yorumu^^

 Selam^^
Bu sefer çok farklı bir kitapla geldim. Normalde ben ne gerilim ne de polisiye okuyan biriyim. Beni aşırı gerer ve psikolojik olarak çok tercih ettiğim bir tür değil ama yayınevinden okumak için gönderilince arada gerilim okumak lazım deyip kabul ettim. Yani psikolojik olarak beni çok germese inanın ben gerilim okuruyum. Okumam falan dedim ama bir türlü kitabı elimden bırakamadım. İkiz sürekli gelip, beni kitap okurken görünce yeter bırak şu kitabı ya da çok sevdin herhalde bırakamadın elinden deyip durdu.
Bir evet sevdim, iki kitap o kadar akıcıydı ve heyecanlıydı ki devamından neler olacak diye gerçekten çok merak ettim.


 Avrupa'yı trenle dolaşmaya karar veren Daniel ve Laura çifti için başta her şey bir rüya gibidir. Bu yolculuk, ilişkilerini daha da güçlendirecek, onlara unutamayacağı güzel anılar bırakacaktır. Ta ki yanlış trene binip yanlış durakta inene kadar... Geri dönüş yolunu aradıkları ormanın derinliklerinde şahit oldukları o korkunç olay, yalnızca tatillerini değil, tüm hayatlarını paramparça eder. Gerçek karanlık onları ele geçirmiştir. Evlerine bir şekilde geri dönmeyi başarırlar ama o geceden kimseye ama kimseye söz etmezler. Geçmişi arkalarında bırakmak ve tüm bu olanları bir an önce unutmak istiyorlardır. Oysaki geçmiş arkalarında kalmamıştır. Tüm o vahşet, kapının arkasına saklanmış bir hâlde, evlerinde onları beklemektedir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 

Karakter yorumlamamı ayrı ayrı yapmayı düşünmüyorum, buradan detaylı yorum yazarak devam edeceğim. 
Başlangıçta çiftimizi avrupa seyahatinden görüyoruz ve çok heyecanlılar. Bindikleri treni ne yazık Daniel yatılı vagon almadığı için işler karışıyor ve trenden atılıyorlar. Burası spoiler olur diye geçiyorum.
Gecenin bir vakti, her yer karanlık ve tek gidiş yerleri tren rayları. Bazı sebepler yüzünden ormanın içine girip, terk edilmiş bir ev ve çığlıkları duyunca cesaret edip bakmaya giderler ama o günden sonra hayatları eskisi gibi olmaz.
Buradan sonra gerçekten hayatları hiç önce ki gibi olmuyor, çünkü gördükleri şey çok hayatlarının her alanını etkileyecek türde ve bize bir yere kadar ne gördüklerini bilmiyoruz.
Bu kısmı çok merak ettim, Daniel bir şekilde kafasını toplasada Laura'nın çok kötü olması acaba ne gördü, oradan neden hiç bahsetmiyorlar ve neden bu haldeler?
Bu kısımlar gerçekten çok merak edilesiydi. Daniel ne kadar çabalasa da Laura'nın adım atmaması ve garip davranması daha da gerdi beni.


Kitabı hem birkaç karakterin gözünden okuyoruz ama en çok Daniel'in. Bir karakterin gözünden okumamız beni çok üzdü ve bir yerlerde, bizim bilmediğimiz, görmediğimiz şekilde bunların olduğuna çok eminim.
Yakınımızda çoluk, çocuk demeden öld*renleri görüyoruz, Allah bilir arka planda neler neler var. Benim bazı insanlar için ümidim hiç kalmadı, o tür insanlarından bunlar beklenir ki zaten olaylar ortaya çıktığından nereden geldiğini, neden böyle olduğunu anlıyoruz. 
Kısacası olma olasılığı çok yüksek olan şeyi yazmış yazar.

Genel olarak sevdim, yazdığım gibi çok heyecanlıydı ve belli bir yere kadar acaba karakterler hayal mi görüyor falan dedim. Genelde travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle kafalar karışabilir dedim.
Peki öyle miydi? İşte onun cevabı kitapta, çünkü iki karakterlerimizin de çok farklı duygusal çöküntüsü vardı.
Birkaç karakter için çok üzüldüm, bir de en son öğrendiğim sırdan sonra o mevzu olmamalıydı. Karakterlerimizin en baştan beri sıkıntısı olaylara kendilerinin durup inanması.
O kısmı yazar daha farklı yazabilirdi mesela. Buralar çok fazla üstünde durulmamış gibi yazılmış geldi bana, basit kalmıştı. Bu yüzden sürekli gerilim okuyan okurlar için birazcık basit kaçabilir ama genel olarak heyecanlı olması onlarında ilgisini çekebilir tabii.


Kısa, hemen okunan ve akan bir kitaptı. İlk elime aldığımda hemen okumayı düşünmüyordum ama o sıra çay için abimleri beklerken baya bir okumuş oldum ve elimden bırakamadım.
Gerilim tarzı kitapları sevenlere öneriyorum ama beklentinizi çok yüksek tutmayın. Daha iyi gerilim kitapları okumuşsunuzdur, o yüzden çok beklentinizi karşılamaz ama kendini de okutur. ;)
Kitapta yetişkin içeriz azdı ama bazı durumlardan dolayı yetişkin içerik ibaresi konulmuş. Ona göre okumanızı tavsiye ederim. ;)



Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Ama anlamayacakları bir şey vardı; kendimi bir denizde boğuluyor gibi hissediyordum ve tutunabileceğim tek şey Laura'ydı.


*****


"Gerçekten biraz dışarı çıkmalısın, Dan. Berbat görünüyorsun. Ayrıca biraz delirmiş gibi davranıyorsun. Bir şeyleri de unutuyorsun."
"Belki de öyleyim."
"Belki de, ne?"
"Deli."






Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



21 Temmuz 2025 Pazartesi

Yürüyen Şato//Diana Wynne Jones Kitap&Film Yorumu^^

 Selamlar^^
Sonunda o çok meak ettiğim kitap ve filmi izledim^^ Aslında biraz İkizimin zoruyla erkene aldım. O ilk başta filmini izleyip benim filmim demişti. Sonra çok pahalı diye ikinci el bulduk aldık, yine ilk İkiz okudu ve filmle farklı olduğunu söyledi ama ısrarla filmi izle dedi. Ben de kitabı okumadan izlemem deyince sonunda, şükür okudum. Hemen filminide izledim.
Çok güzeldi film, kitapta güzeldi. Farklı mıydı? Çoğu şey aynıydı ama farklılıklar vardı. Peki bunlara gerek var mıydı? Sanmıyorum. Keşke kitap gibi olsaydı dediğim yerler oldu. O filmdeki savaş mevzusu bence aşırı saçmaydı ama kitaba bakınca bu seferde çok sönüktü mevzu ilgi çekici şeyler olmalıydı.
Yine de okuduğuma memnunum. 
Kitap yorumunu fazla tutmayacağım, daha çok filmden devam edeceğim^^




Azıcık konusundan bahsedip filme geçeyim^^
Sophie üvey annesi ve kardeşleri ile şapkacı dükkanı işletirler. Bir gün üvey annesi kızlarının daha iyi bir geleceğe sahip olmasını istediğinden başka yerlere çalışmaya gönderir ama Sophie dükkanda kalır. Yine bir gün üvey annesinin aslında kendisinin kzandığı parayı Sophie'ye vermeden yediğini söyleyen biriyle karşılaşır ve dükkana gittiğinden büyük abla olmasından yakınır.
O sırada Çöl Cadısı bazı sebeplerden dolayı Sophie'ye büyü yaparak yaşlandırır. Sophie'de dükkanda duramayacağını anladığı an dışarı çıkıp büyüyü bozmak için arayışa girer. İşte o zaman yürüyen şato ile tanışır.


Filmde de aynısı oluyor, aynı şekilde büyü sebebiyle yaşlanıyor ve yürüyen şatoya sığınıyor.
Buradan sonra spoiler olacağı için filmi izlemeyenler okumadan geçsin derim.
Ama ufak bir öneri yapacak olursam kitabı okuyup filmi izleyin ama ben okumayı düşünmüyorum derseniz o zaman filmi izlemelisiniz^^


Resimler^^



Bu kısımda Howl ile tanışıyor Sophie, bu yüzden zaten yaşlanıyor.
Ama dolaylı yoldan Howl'un sebebi oluyor.



Çok çirkindi yaaa :D Film ilerledikçe birazcık gençleşiyordu, o zaman daha iyiydi. :D


Rengarenkli Howl :)



Ben filmdeki korkuluğu daha çok sevdim ki sevilmeyecek gibi değildi.
Kitapta da başka sebepleri vardı ama buradaki farklıydı işte.


Ve ateşimiz, şatoyu yürüten Calcifer.
Ne kadar aksi bir ateş olsa da Sophie'nin en iyi arkadaşı oldu bence.
Filmde o odunları kendine çekmesi yok mu bayıldımmm :D



Ve Michael. Howl'un sağ kolu ve yardımcısı^^
Neden filmdeki Michael kitaptaki gibi değildi anlamadım, olsaydı ne güzel olurdu. Sonuçta kitapta baya etkili olmuştu olaylara. :)


Ve Howl'un neden böyle olduğuna anlam veremedim. Tamam kitapta başka durumlar vardı ama ne bileyim bu da olmamıştı sanki. Ben bu halini çok sevemedim açıkçası.






Gifler^^



Kitapta büyük abla mevzusu olsa da filmde çirkin olma mevzusu vardı. Bence çokta gerek yoktu bu çirkinlik mevzusuna. Acaba o yüzden mi yaşlı hali daha çok çirkindi. :D





Animeleri bu yüzden çok seviyorum, rengarenk^^






Bu sahne çok iyiydi yaaa :D


Kız Sophie çok badireler atlattın ama en kıyak adamı da kaptın, hadi yine iyisin. :D
Filmdeki en sevdiğim şeyde Sophie'nin geceleri genç haline dönmesi ve bunu Howl'un görmesiydi. 
Kitapta Howl en sonunda Sophie'ye diyor ki ben her şeyin farkındaydım, sürekli dışarı çıkmamın sebebi senin büyünü bozacak bir şeyler bulmaktı.
Ama filmde kraliçenin Howl'un teslim olmasını istemesiyle işler karışıyor ve Sophie'yi geçtim kadın resmen ülkeye savaş açmıştı. Ama kitapta mesela burada geçen o kraliçe büyücü oluyor ve o da çöl cadısının büyüsünden zarar görüyor.
Kısacası bunlar çok karışık. :D



Yeni yürüyen şato çooook güzel değil miydi??


Harika bir başyapıt diyebiliriz, o çizimler ki bu mevzuları bilenler Hayao Miyazaki'nin en son ki yapay zekayı çok tercih etmediği, karşı geldiğini söylediğini okumuştum. Haklıda. Düşünsenize o kadar emek vererek ne filmler yapılıyor ama yapay zeka iki dakikada çizimi eline veriyor.
Haklı adam.
Yine de eserleri çok güzel, hepsini inşallah izlemek istiyorum. :)






Bir yorum daha böylece biter, başka yorumlarda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^











8 Temmuz 2025 Salı

İrlanda&İskoçya Temalı Kitaplar ve Filmler//Blogları Canlandırma Projesi Haziran Ayı^^

 Selamlar^^
BCP için Haziran ayı temamızın için İrlanda&İskoçya teması vardı(ben önermiş olabilirim +_+). İki ülkede Avrupa'da gitmek istediğim ülkelerdendir ama en çok İrlanda. En son karpuzun sembolü olan yere olan destekleri konusunda İrlanda benim gözümde dünyada en iyi ülke konumuna geldi. İskoçya ise etekleriyle meşhur ülke ve bunu kitap, film konusunda hiç çekinmeden gösteriyorlar. O da öyle dikkatimi çekiyor(komik) ama ülkelerin en güzel tarafı yemyeşil olmaları...


 İlk filmlerden bahsedeceğim, kitap çok yok çünkü. :)
Filmlerin tamamı İrlanda'da ya da İskoçya'da geçmiyor, ufacıkta olsa oralarda geçen filmler^^ Bunuda dipnot olarak düşeyim dedim. :)



Bu film İrlanda'yı en iyi şekilde gösteren filmdi. İrlanda Rüyası ismi.
Hem romantik, hem fantastik gibi gibi bir film. Öneririm. ;)



Bu filmi de baya severim.
Karakterlerimizin yolu bir şekilde İskoçya'ya gidiyorlar. Azıcıkta geçse o kadar güzeldi ki, bayıldımmm
Filmde çok güzel bu arada. ;)



Yıllar önce izlediğim güzel filmlerden biri.
Yine ülkenin güzelliklerini biz gösteren filmlerden. Zaten bu ülkelerde çekip göstermemek ayıp olurdu yaa. :)



Bu film serisini izlemiştim ama ilk filmde tatile gittikleri yerin İrlanda olduğunu bilmiyordum. :)
Bu filmin Gurur ve Önyargı uyarlaması olması kalbimi kırsa da yine de güzel film. :)




Hyun Bin'in Crash Landing On You dizide bu ülkelerde geçiyor sanıyordum ama o İsviçre'de geçiyormuş. Yine de öneririm. ;)




Kitaplarda aklıma gelenleri yazacağım. :)
Genelde Historical kitaplar İskoçya'da geçiyor ve seveni çok. Hatta iskoç etekleri giyen erkek figürleri kapakları süslüyor. :D Hemen birkaç örnek. :D



Neden etekleri tam anlamıyla göstermemişler yaa :D
Hiçbirini okumadım bu arada, çok okumam zaten ama eskidende İskoç kitaplarını okumadım diye hatırlıyorum. :D




Bu kitabı da okumadım ama Francesca'nın İskoçya'ya gelin gittiğini biliyorum. :D
Tabii dizide umarım yapmak istediklerinden vazgeçerler, iğrenç dizi ekibi. -_-




Bu kitabı okuyun!!!
Hem çok güzeldi hem de kendileri İrlanda'da geçiyor.
Filmler gibi olmasa da okuduğumda resmen gözümde canlandı İrlanda <3




Bu kitabı hiççç sevmemiş olsam da hem İskoçya'da geçiyor hem de karakterler etek giyiyor asdfghjk Hatta İskoçya kraliyetinde geçiyor, o da güzeldi ama yazar hiççç güzel yazmamıştı.





Okuduğum ya da aklıma gelenler böyleydi.
Sizin okuduğunuz ya da izlediğiniz film-dizi ya da kitap varda isim beklerim^^
Filmler romantik ya da romcom olursa sevinirim. :D Bu benim isteğim ama siz başka önerilerde bulunun. :)





Temmuz ayı temamız Ağaç, Orman, Deniz ve Çocuk. 
Her zaman bekleriz, diğer BCP yazılarım için tık tık^^





Diğer yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^